Yatırımcı ‘toprağına’ dönmeye hazır

Teşvik paketlerinin etkisiyle Diyarbakır bir yandan yeni yatırımcı çekerken, bir yandan da mevcut işletme sahipleri ve işadamları yatırımlarını büyütüyor. Daha önce Diyarbakır’da yatırımını bırakan Diyarbakırlı işadamları da memleketlerine dönüyor

2016-10-02 1463 Okunma

 Diyarbakır’da 2012 yılında uygulanmaya başlanan teşvik paketinden yararlanan küçük ve büyük işletmeci sayısı oldukça fazla. Bu paketten yararlanarak yeni yatırımcı da gelen şehirde daha önce yatırımı bırakan Diyarbakırlı işadamları da dönüş yolunda. Özellikle anahtar teslim fabrika ve üst yapı adına yapılacak inşaat ile turizm yatırımları anlamında ilgi büyük. Bu anlamdaBaşbakanlık Toplu konut İdaresi (TOKİ) tarafından sürdürülen çalışmalara katılmak isteyen firma sayısı da oldukça fazla.

 
 

Mevcut teşvik paketi Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde yer bırakmamış diyebiliriz. Birkaç defa ek yatırımlarla büyüyen sanayi alanı için şimdi yeni bir yer de inşa edilecek. BaşbakanBinali Yıldırım’ın Diyarbakır’dan duyurduğu yeni teşvik paketiyle birlikte şehre gelmesi muhtemel yatırımlar ve yeni yatırım alanı isteyen firmalar için hazırlıklar son hızla devam ediyor. Birkaç gün önce Ankara’da konuyla ilgili görüşmeler yapan Organize Sanayi Bölgesi yönetimi yeni bir yer tahsisi bekliyor. 532 hektar ve ek olarak 188 hektar alanda kurulu Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde şu anda aktif olarak 320 firmaya tahsis var. 180 fabrika da faaliyette.

‘Derdimiz yatırım ortamı’

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar, bölgedeki yatırımcılar ile bölgeye yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı firmalar için en önemli konu başlığının ‘yatırım ortamı’ olduğunu dile getirdi. Terör olaylarından etkilenen şehirde hep birlikte ‘barış ve huzur ortamının sağlanmasını’ beklediklerine dikkat çekti. Sayar, “Ne yazık ki bizi asıl düşündüren şey bu oldu. Teşvik sisteminde 6. bölgede avantajlı bir il olmamıza rağmen yatırım teşvik belgelerine bakıldığında olması gerekenin altında bir pay almışız. Bu nedenle yatırım ortamıyla teşviklerin ortak noktada anlam kazanacağını söyleyebiliriz” diye konuştu.

Pakette yer alan yeni desteklere vurgu yapan Sayar, “İlk duyumunu aldığımızda zaten paket içeriğini merak ediyorduk. Buna göre, özellikle devletin fabrikaları yapıyor olması, alım garantisi verilmesi ve başka yerden taşınacak fabrikanın da buradan yeniden teşvikten yararlanabiliyor olması çok büyük adımlar. Beklentimiz de aynı ölçüde büyük” diye konuştu. Paketle ilgili yatırımcılarda bir fikir oluştuğunu kaydeden Sayar, bu anlamda ‘yatırım yapma ilgisinin’ de oluştuğunu ifade etti. Sayar, “Bizi arayarak bunun çerçevesini soruyorlar. Herkesle tek tek ilgileniyoruz” dedi.

‘Dezavantajlı olmasın’

Bu kapsamda genişletilmiş 23 il olduğunu hatırlatan Sayar, her şehirde aynı sektörlere destek verilmesi durumunda bazı illerin dezavantajlı duruma düşebileceğini söyledi. O yüzden illerin kendi içinde potansiyellerine göre desteklenmesinin daha iyi sonuçlar çıkarabileceğini kaydeden Sayar, şöyle devam etti:

“Mesela Diyarbakır. Tarıma dayalı sanayi potansiyeli var, tekstil var, yapı kimyasalları alanında etkinliği var. Demek ki başlıca bu gibi alanların desteklenmesi ve burada var olan fırsatların kullanılması kapsamı daha büyük işlere vesile olabilir. Diyarbakır işsizlik oranı 17.5 resmi olarak. Yüksek olduğunu düşünüyoruz. İstihdam oranı düşük. 500 bin ilk ve ortaöğretimde okuyan öğrenci var. Bu da hem büyük bir potansiyel, hem de onlara iş üretmemiz gerekiyor. Çok yönlü politikalar yapmak gerekiyor.”

Yatırım ışığı güçlü

Diyarbakır yatırımcısına ve işletmelerinde göze çarpan ilk şey şehirdeki hem ‘büyük potansiyel’, hem de ‘kullanılamayan potansiyel’ oluyor. Bir taraftan dünyaya ihracat yapan firmalar ve dünya markası olma yolunda ilerleyen işletmeler, diğer tarafta ise alınması gereken uzun bir yol var. Ancak elbette bu yol, yatırımcılar için cazip fırsatların olduğu güçlü bir ışıkla uzanıyor. Genç nüfus da bu yolda yatırımcı ve girişimcilerin en büyük umudu gibi duruyor.

Şehirdeki iş yaşamında kadınların daha fazla yer almaya başladığını da söyleyebiliriz. Hem organize sanayi bölgesinde, hem de şehir içindeki işletmelerde giderek artan sayıda kadın çalışma imkanı buluyor. Başta tekstil atölye ve fabrikalarında özellikle kadınlara pozitif ayrımcılık yapan firmalar da mevcut.

‘Kendi markasıyla büyüyor’

Organize Sanayi Bölgesi’nin en büyük fabrikalarından birine sahip olan Bistex Tekstil, bu anlamda kadınların ağırlıklı çalıştığı bir işletme. Müdür Bedran Yoldaş, “Biz büyüdükçe kadınlara daha fazla imkan sağlıyoruz” ifadelerini kullandı. Tekstilde giderek büyüyerek, 81 ilde her yere ürünlerini verdiklerini anlatan Yoldaş, OSB’de yeni bir yatırımlarının daha olduğunu söyledi. İnşa çalışmaları süren bu alanda ise çamaşır, çorap üretimi yapacaklarını anlatan Yoldaş, “Teşvikten tekstil alanında faydalanmak isteriz. Kendi imkanlarımızla zaten her zaman daha çok gelişmeye çalışıyoruz ama desteklerle daha güçlü adımlar atarız. Jiber markamızla 20 tane yurtiçinde, 3 tane Kuzey Irak’ta işletmemiz var. Bunu daha hızlı yayacağız. Ayrıca teknoloji yatırımlarımızı da artırıyoruz” diye konuştu. 

‘İsmini bütün dünya biliyor’

Kahramanmaraş’ta doğup büyüyen İskur İplik markası, hem başka bir koldan büyümek, hem de nitelikli çalışan yetiştirmek ve işsizliğe karşı adım atmak için geldiği Diyarbakır’da artıkKahramanmaraş’tan daha büyük hale gelmiş. Ürettiğinin yüzde 90’ını ihracat yapan İskur, dünyada ismiyle anılan bir firma haline geldi. İSO 500 listesinde iki firmasıyla bulunan İskur, Güney Amerika’dan Rusya’ya kadar çeşitli coğrafyalara ihracat yapıyor. Bu bölgelerde satış ofisleri de bulunan İskur’u özellikle İtalyanlar marka olarak çok yakından tanıyor. İşletme Müdürü Ekrem Kul, ilk amaçlarını ise şöyle anlatıyor:
“Biz zaten büyüyorduk. Olduğumuz yerde kalabilirdik ama yıllar önce evimizi barkımızı bırakıp gelmek sadece para kazanmak için değildi. Geldiğimiz bu yerde insanlara katkı sağlamak, gençleri yetiştirmek, toprağına kadar fayda sağlamak amacımız vardı. bugün gelinen noktada emeklerimizin karşılığını alıyoruz ama durmuyoruz. Şu anda Kahramanmaraş’taki yatırımımızı geçtik. İskur markasını ayrıca denim markası yaptık ve mağazalaşmaya başladık.”

‘Memleketimizde olacağız’

Diyarbakırlı Yiğit Group, İstanbul’da gayrimenkul alanında önemli projeleriyle tanınıyor. Pek çok noktada yeni proje geliştirmek için yatırımlarını artıran Yiğit Group memleketi Diyarbakır’da da işler yapıyor. Yiğit Group Yönetim Kurulu Başkan Vekili Önder Yiğit, Diyarbakır’da 1500 kişilik öğrenci yurdu, Malatya’da 3 bin 500 kişilik öğrenci yurdu, Elazığ’da ise Hastane yatırımları olduğunu ifade etti. Diyarbakır’ı bırakmadıklarını ancak yeni teşviklerle daha büyük yatırımlarla dönebilecekleri bilgisini veren Yiğit, “Önümüzdeki yıl Diyarbakır’da konut yatırımımız olacak. Yurtdışı menşeili bir markayı da yeni paketteki anahtar teslim fabrika modeliyle Türkiye’ye getirebiliriz. Mobilya üstüne olabilir. Yeni paketle Diyarbakır’da yapılacak yatırımların artacağına inanıyoruz. Altyapı ve üstyapı çalışmaları gibi bizim de üzerimize düşen iş olursa orada olacağız” diye konuştu. 

Mermer altın gibi

Diyarbakır’ın en önemli özelliklerinden biri de mermer. Dünyanın pek çok yerine ihraç edilen mermerde çok büyük yatırımcılar da var. Yanısıra mermer çıkarmak ve işlemek için bölgeye gelmek isteyen yeni talepler de artıyor. 

Ayrıca mevcut mermer fabrikaları yeni teknolojiyle de tanışarak daha işlevsel hale geliyor. Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Dimer Mermer, üretiminin yüzde 80’ini ihraç ediyor. Dünyanın neredeyse her noktasından alıcısı olan Dimer, yurtiçine de ürünlerini gönderiyor. 

Mermer için yeni teknoloji fırın sistemine 2 milyon lira yatırım yaptıklarını anlatan Fabrika Müdürü Erhan Ağca, “3 fabrikamız var. Burası büyük ölçekli. BrezilyaHollanda, Amerika,KazakistanFransa, aklınıza neresi geliyorsa gönderiyoruz. Teşvikler yeni yatırımlar için çok önemli. Ayrıca teknoloji gelişimine de katkı sunuyor. Mesela bizim barkod sistemimizle 3 yıl gönderdiğimiz ürünü takip edebiliyoruz. Bir sorun olduğunda hangi araç taşımış, kim yüklemiş buraya kadar her şeyi görüyoruz” diye konuştu. 

3 bine yakın çalışanla tekstil ve enerji alanlarında büyüyen İskur, teşvik paketiyle ilave OSB’de de yer alacak. Ham pamuk ipliği anlamında örme ve dokuma fabrikaları için önemli bir tedarikçi olan İskur, işlediği pamuğun ise büyük kısmını ithal etmek zorunda kalıyor. Bunun için tarım politikalarının daha iyi olmasını beklediklerini anlatan Ekrem Kul, “Zaten yıllık pamuk üretimi bizim kullandığımızı karşılamıyor. Bir de seçici davrandığımız için hiç yetmiyor. Gelecek yatırımlarla bu alanın da güçlenmesini bekliyoruz” dedi. 

Yorumlar